makaleler
MAKALELER
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA KONUŞMA BECERİSİ
İŞİTME ENGELLİ BİREYİN DİL VE KONUŞMA GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
a.İşitme kaybı ile ilgili faktörler
- İşitme kaybının tipi
- İşitme kaybının derecesi
- İşitme kaybının şekli (konfigürasyonu)
- İşitme kaybının nedeni
b.İşitme ile ilgili sunulan odyoloji hizmetlerine bağlı faktörler
- İşitme kaybının tanılandığı yaş
- İşitme cihazının kullanılmaya başlandığı yaş
- İşitme cihazının işitme kaybına uygunluğu ve ayarlanması
- İşitme cihazının tam gün sürekli kullanılması
- İşitme cihazının etkin kullanımı
- İşitme cihazının kullanıldığı eğitim ortamlarında akustik düzenlemenin yapılması
- İşitme cihazının ve işitme kaybının belirli aralıklarla odyolojik yönden değerlendirilmesi ve yeni teknolojik cihazların denenmesi
c.Sunulan genel eğitim ve özel eğitim hizmetlerine bağlı faktörler
- Tanı ve cihazlandırma ile başlayan aile eğitimi ve danışmanlık hizmetleri
- Erken eğitim ile kritik dönemin değerlendirilmesi
- Yaşıtları ile birlikte oyun fırsatlarının sağlanması
- İşitme kaybına ve bireyin özelliklerine uygun düzeyde ve hızda gelişim sağlanıp sağlanmadığına ilişkin eğitsel değerlendirme
- Dil gelişimi ile birlikte bireyde bilişsel gelişim, kişilik gelişimi, duygusal gelişim, sosyal gelişim, fiziksel gelişim, akademik gelişim gibi tüm gelişim alanlarını hedefleyen bir okul öncesi eğitim, ilköğretim, lise eğitim hizmetleri
- İşitme engellilerin eğitimi programında yetişmiş uzman ve uygulayıcılar tarafından eğitim verilmesi
- Kullanılan iletişim yöntemi
- Uygun ve doğru eğitim yaklaşımlarının kullanılması
- Bu alanla ilgili uzmanlar arası iş birliğinin ve bilgi paylaşımının etkinliği
- Özel eğitim okulları ve normal okullar sistemi içinde bireyin gereksinimlerini hedef alan bireyselleştirilmiş eğitim programlarının yapılıyor olması
ç.Birey ile ilgili faktörler
- Bireyin yaşı
- Bireyin cinsiyeti
- Bireyin kişilik özellikleri: motivasyon, benlik saygısı vb.
- Bireyin bilişsel düzeyi
- Öğrenme stili (işitsel, görsel, dokunsal vb.)
- Ek engelin olup olmaması
d.Aile ile ilgili faktörler
- Ailenin çocuk yetiştirme tutumları
- Ailenin engeli kabul düzeyi
- Ailenin iletişim tarzı
- Ailenin disiplin tarzı
- Ailenin sosyo-ekonomik düzeyi
- Ailenin eğitim ve kültürel düzeyi
- Ailenin bireyle ilgili eğitim planlamasına ne düzeyde katılabildiği
- Ailenin evde bireyle ilgili eğitimi ne düzeyde uygulayabildiği
- Ailenin bireye çevreyi ve dünyayı tanımasına yardımcı olabilecek nitelikli yaşantıları ne oranda sağlayabildiği
- Ailenin kendi yakın çevresinin engeli kabulü ve tutumları
- Bireyin yaşam ve çevre faktörleri kendisi için gerekli olan hizmetlere ulaşmasını sağlıyor olması
- Yasalarla sağlanan haklar, bu hakların kullanılabilirliği.
İşitme kaybı, doğuştan veya sonradan olan problemler nedeniyle işitme duyarlılığında meydana gelen azalmadır. İşitme engeli ise işitme duyarlılığındaki azalmanın bireyde ortaya çıkardığı yetersizlikler durumudur. Birey, doğumdan başlayarak pek çok bilgiyi, işitmesini kullanarak öğrenir. Böylece işitme duyusu ile sürekli olarak çevresindeki diğer bireylerin konuşmalarını duymakta, bu sesler ile o anda oluşan olaylar arasında bağlantı kurmakta ve bu seslere anlam vermektedir. İşitme engelli birey ise, işitme yoksunluğu nedeniyle öğrenmeye en uygun yaşlarda, konuşma ve dili öğrenme fırsatını kaçırmakta ve hem anlama hem de konuşma becerilerinde sorunlar yaşamaktadır. Konuşma ve dil sorunlarına bağlı olarak da bilişsel, motor koordinasyon, duygusal-sosyal, eğitim-öğretim, mesleki ve toplumsal alanlarda da güçlük çekmektedirler.
Konuşarak iletişim alıcı dil ve ifade edici dil olmak üzere iki önemli beceriyi içerir. Alıcı dil konuşulanları anlama, ifade edici dil ise duygu ve düşünceleri sözcük ya da cümlelerle ifade edebilmedir. Çocuklarda alıcı dil ifade edici dilden daha önce gelişir.
Çocuklarda ifade edici dilin ön koşulu alıcı dildir. İşitme engelli çocukların alıcı dilini geliştirmek için öncelikle erken cihazlandırma çok önemlidir. Çocuk sesle ne kadar erken tanışırsa o kadar erken konuşacaktır. Ancak konuşma için çocuğun cihazlandırılması yeterli değildir. Anne ve babaların işitme engelli çocuklarıyla basit cümleler kurarak onların ihtiyaçlarına ve ilgilerine yönelik konuşmaları gerekir. Ebeveynler çocuklarıyla konuşurken sevecen olmalı ve değişik konuşma modelleri sergilemeleri gerekir. Unutulmamalıdır ki çocuğun konuşmayı ilk öğrendiği ortam evleridir ve çocukların ilk eğitimcileri anne ve babalarıdır.
Konuşmayı öğrenmek için özel bir zamana ve araç gerece ihtiyaç olmadığını unutmamak gerekir. İşitme engelli çocuklar da normal işiten çocuklar gibi büyüme ve gelişme dönemi içinde çevresini araştırarak, inceleyerek öğrenme çabası içindedir. Çocukların bu çabaları engellenmemeli, cesaretlendirilmelidir.
Anne ve babaların çocuklarıyla geçirdikleri zamanın kalitesi çok önemlidir. Çocuğun rutinleri konuşma için çok önemli fırsatlardır. Anne ve babaların bu fırsatları değerlendirmesi çok önemlidir.
Çocuklara değişik ortamlarda değişik sesler tanıtılmalıdır.
Çocuğun ilgisini çeken olay ya da nesneler hakkında konuşulmalı, çocuğun bu olay yada nesnelerle ilgili konuşma çabası desteklenmelidir. Çocuğun söylediğini kabul edilip genişleterek geri sunulmalıdır.
Çocuğu konuşma için asla zorlamamak gerekir. Hatalı ya da eksik konuşmasından dolayı eleştirmemek onun konuşma girişimini ödüllendirmek gerekir. Ancak hatalı ya da eksik konuşması mutlaka düzeltilerek olumlu model oluşturulmalıdır.
Ayrıca işitme engelli çocuklarla konuşurken abartılı el ve kol hareketlerinden, abartılı dudak hareketlerinden de uzak durmak gerekmektedir. İşitme engelli çocuklarla onlara uygun bir dille konuşulmalı, ses tonumuz ise normal olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki işitme engelli çocuklar erken cihazlandırmayla ve doğru eğitimle konuşulanları anlayabilmekte ve konuşabilmektedirler.
Ekleyen:
Pınar TATAR